Köroğlu Destanı

Köroğlu Destanı Hakkında Bilgi

Köroğlu Destanı, tek bir şekil ve konuda değil; yer, zaman, anlatıcı ve dinleyici unsurlarına bağlı olarak her Türk boyunda geleneğin kendine has özelliklerine bağlı olarak anlatılan bir destandır. Köroğlu Destanı’nın geniş bir coğrafi alana yayıldığı için gerek kahramanın gerek anlatmaların oluşum ve gelişimi tartışma konusu olmuştur. Köroğlu’nun kimliği ve yaşadığı coğrafyayla ilgili iki farklı görüş vardır:

Birinci görüşe göre Köroğlu, Orta Asya’da ortaya çıkmış oldukça eski ve muhtemelen Türk boylarının tam olarak gruplara ayrılmasından önceki dönemde yaşamış eski bir Oğuz-Türkmen kahramanıdır.

İkinci görüşe göre Köroğlu, 16.-17. yüzyıllarda Türkiye ve Azerbaycan sahasında yaşamış bir kişi olup halkın ideallerinin sözcüsü olmuş ve bu doğrultuda ütopik Çamlıbel ülkesinin ideal lideri ve zenginlerin düşmanı olarak yönetilen sınıfın öncüsü olmuştur.
Köroğlu adına bağlı olarak birçok farklı anlatma ortaya çıkmıştır, bunlara “Köroğlu kolları” adı verilir. Köroğlu kolları şunlardır:

1- Köroğlu’nun ortaya çıkışını ve Çamlıbel’e yerleşmesini konu eden kollar

  • Köroğlu’nun Ortaya Çıkışı ve İlk Kol
  • Köroğlu ve Demircioğlu
  • Demircioğlu ve Reyhan Arap
  • Köroğlu ve Niğdeli Geyik Ahmet
  • Köroğlu ve Ayvaz
  • Köroğlu’nun Sivastopol Seferi

2- Köroğlu’nun ve Keleşlerinin çeşitli seferlerini ve evlenmelerini konu alan kollar

  • Köroğlu’nun İstanbul Seferi ve Nigar Hanım’la Evlenmesi,
  • Köroğlu’nun Dağıstan, Derbent Seferi ve Oğlu Hasan veya Hüseyin Bey
  • Köroğlu’nun Kayseri Seferi
  • Köroğlu’nun Gürcistan Seferi
  • Köroğlu’nun Kenan Seferi
  • Demircioğlu Erzurum Seferi
  • Köroğlu’nun Bağdat Seferi
  • Köroğlu ve Kiziroğlu Mustafa Bey
  • Köse Kenan ve D.na Hanım
  • Köroğlu ve Koca Bey ve Silistreli Hasan Paşa
  • Köroğlu’nun Medayin Seferi
  • Köroğlu ve Bolu Beyi
  • Köroğlu ve Kamber
  • Köroğlu’nun Rusya veya Oltu Seferi

3- Köroğlu’nun Sonu

  • Köroğulu’nun yaşlanması ve kırklara karışması

Köroğlu Destanı Özet

[…Bolu Beyi, güvendiği seyislerinden biri olan Yusuf’a: “Çok hünerli ve değerli bir at bul!” emrini verir. Seyis Yusuf, uzun süre Bolu Beyi’nin isteğine uygun bir at arar. Büyüdüklerinde istenen niteliklere sahip olacağına inandığı iki tay bulur ve bunları satın alır. Bolu Beyi bu zayıf tayları görünce çok kızar ve Seyis Yusuf’un gözlerine mil çekilmesini emreder. Gözleri kör edilen ve işinden koyulan Yusuf, sıska taylarla birlikte evine döner. Oğlu Ruşen Ali’ye verdiği talimatlarla tayları büyütür. Babası kör olduğu için Köroğlu takma adıyla anılan Ruşen Ali, babasının isteğine göre atları yetiştirir. Taylardan biri olağanüstü bir at haline gelir ve o ata Kırat adı verilir. Kırat da destan kahramanı Köroğlu kadar ünlenir. Seyis Yusuf, Bolu Beyi’nden intikam almak için gözlerini açacak ve onu güçlü kılacak üç sihirli köpüğü içmek üzere oğlu ile birlikte pınara gider. Ancak, Köroğlu babasına getirmesi gereken bu köpükleri kendisi içer, yiğitlik, şairlik ve sonsuz güç kazanır. Babası kaderine rıza gösterir ancak oğluna mutlaka intikamını almasını söyler. Köroğlu Çamlıbel’e yerleşir, çevresine yiğitler toplar ve babasının intikamını alır. Hayatını yoksul ve çaresizlere yardım ederek geçirir. Halk inancına göre silah icat edilince “Delikli demir icat oldu mertlik bozuldu” demiş ve kırklara karışmıştır…]

Ergenekon Destanı için buraya tıklayabilirsin 🙂

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir