ŞİİRDE ÖLÇÜ

Her ölçü (vezin), bağlı bulunduğu dilin yapısından doğar. Bu nedenle Türk dilinin doğal ölçüsü “hece ölçüsü”dür.

Hece Ölçüsü

Dizelerdeki hece sayısının, belli bir düzene bağlı olarak eşitliği temeline dayanır. Bu kurala göre, hece ölçüsünde iki önemli özellik vardır:

  • Dizelerdeki hecelerin, uzunluk kısalığına bakılmaksızın, sayıca birbirine eşit olması yeterlidir. Hece sayılarına bakarak nazım ürünlerinin, 7’li, 8’li, 11’li, 14’lü hece ölçüsüyle yazıldığı söylenir.
  • Durgulanma ve Durak: Dizenin belli bölümlere ayrılmasına “durgulanma”, bu bölüm yerlerine de “durak” denir. Hece ölçüsünde “durak”, aruz ölçüsündeki “takti”ye (hecelerin, aruz kalıbının parçalarına göre kümelenmesine) benzese de “takti”de sözcükler ortalarından bölünebildiği halde, hece ölçüsünde sözcükler bölünerek “durak” yapılamaz.
  • Not: Hece ölçüsünde en çok “4 + 3 = 7”, “4 + 4 = 8”, “4 + 4 + 3 = 11”, “6 + 5 = 11” durakları kullanılmaktadır. Burada çoklu hece grubunun başta, az heceden oluşan grubun sonda olduğuna dikkat ediniz.

 El ma ver dim / al maz sın = 7
   1   2      3     4       1    2     3
Hiç ha li mi / sor maz sın = 7
  1    2   3  4       1    2      3
Han gi ba ğın / gü lü sün = 7
   1    2   3   4       1   2    3
Vak tin ge lir / sol maz sın = 7
   1    2    3  4      1     2      3

Bu manide, hece ölçüsünün “4+3 = 7 (yedili)” kalıbı kullanılmıştır.

Not: Hece ölçüsü, halk şairlerince yüzyıllarca kullanılmıştır. “Beş Hececiler” ve Cumhuriyet döneminin öteki pek çok şairi de hece ölçüsünü kullanmıştır. Günümüzde bu ölçü hâlâ kullanılmaktadır.

Aruz Ölçüsü

Arap, Fars ve Türk edebiyatında “hecelerin uzunluk ve kısalık temeline dayanan nazım ölçüsü”dür. Aruz ölçüsü, Arapçanın hece yapısına uygun bir ölçüdür. Aruzda ikiden fazla kısa hece, dörtten fazla uzun hece yan yana gelemez. Bu özellik aruzun Türkçeye uymasını zorlaştırmıştır. İçinde ikiden çok kısa hece bulunan “Anadolu, Adana, gelemedi” gibi pek çok sözcük, aruzla yazılan nazım ürünlerinde kullanılamamıştır. Aruza göre, ünlü ile sonlanan heceler “açık”, ünsüzle sonlanan heceler “kapalı” hecedir. Ancak ünlüsü uzun okunan heceler de “kapalı hece” sayılır. Aslında kısa olan kimi hecelerin aruza uydurulması için uzun okunduğu olur. Buna “imale (çekme, uzatma)” denir. Öte yandan, aslında uzun olan bir hecenin vezin zoruyla kısa okunmasına da “zihaf” denir. Bu, aruzda kusur sayılan bir durumdur.

Ulama (vasl

Sonu ünsüzle biten bir sözcük, ondan sonra gelen sözcüğün başındaki ünlü harfe bağlanır ve “ ” işareti konularak gösterilir.

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak

Bu iki dizede dört “ulama” yapıldığını görüyoruz.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir