Servetifünun Edebiyatı Şiiri

Servetifünun Edebiyatı Şiiri
1- İçerik yönünden zengin bir şiir değildir Servetifünun şiiri. Şiirlerinde bireysel duyguları, acıları, üzüntüleri, melankoliyi işlemişlerdir. Daha çok aşk, üzüntü, doğa güzellikleri, hayal kırıklıkları, kişisel hayaller, karamsarlık gibi konuları işlemişlerdir. Tanzimat şiirinde çok önemli olan hürriyet, adalet, hak, hukuk, gibi kavramlar bu dönemde hiç işlenmemiştir.
2- Aruz ölçüsünü kullanmışlardır. Türkçe sözcüklerin kendi söylenişleri içinde çarpıtılmadan aruza uyduruluşunu gerçekleştirdiler; yani aruz ölçüsünü Türkçeye başarılı bir şekilde uygulamışlardır.
3- Nazım (şiir), nesre (düz yazıya) yaklaştırılmıştır.
4- Anlamın beyitte toplanması geleneğini tümüyle yıkmışlardır. Böylece şiirde parça güzelliği yerine bütünsel güzellik ilkesini getirdiler. Şiirde bir cümlenin dize ortasında başlamasına veya bitmesine hatta bir birimden diğerine taşımasına “anjambman” denir. Anlamca 7-8 cümlede tamamlanan uzun cümleler kullanılmıştır. Bu özellik şiirin düz yazıya yaklaşması sonucunu doğurmuştur.
5-Şiirde konu bütünlüğü sağlanmış, kompozisyona önem verilmiştir.
6- Yeni biçimler getirmişlerdir şiire. Servetifünuncular kesin kurallara giderek Divan edebiyatı biçimlerini bıraktılar. Fransız edebiyatından “terzarima’yı ve”sone”yi, temelde Divan edebiyatı biçimlerinden biri olan müstezat’ı geliştirip zenginleştirerek Fransız serbest şiirine tümüyle benzeyen “serbest müstezat’ı kullandılar.
7- Her şeyin şiirin konusu olabileceğini savunarak şiirin konusunu genişletmişlerdir. En basit günlük olay, gözlem ve duygular bile şiir malzemesi olarak kullanılmıştır.
8- Yıllar yılı edebiyatımızda bir tartışma konusu olmuş olan “kafiyenin göz için mi, kulak için mi olduğu” sorununa kesin bir çözüm yolu getirerek uyağın göz için değil, kulak için olduğu görüşünü verdikleri örneklerle kanıtladılar.
9- Uyak (kafiye) örgüsünde şaire kolaylıklar sağlayan özgün biçimler yarattılar.
10- Konu ile ölçü arasında bir ahenk ilgisi aranmıştır. Şiirde musikiye önem verilmiştir.
11- Dize oluşturmada genellikle anlamdan çok biçim ve üsluba önem verilmiştir.
12- Şervetifünuncuların şiiri imgelerle yüklü, süslü ve sanatlı bir yapı gösterir.
13- Özellikle benzetmeler, sıfatlarla varlıkların gerçek görünüşlerini değiştirmişlerdir.
14- Resim sanatından büyük ölçüde etkilenmişlerdir. “Resim altına şiir yazma”
anlayışı vardır.
15- Kınlgan duyguları belirtmek için “ki” ve “evet” gibi sözcükleri; oh. of. ey gibi ünlemleri sıkça kullanmışlardır.
16-Meleğim, güzelim gibi hitapları da sıkça kullanmışlardır.

Örnek olarak Cenap Şahabettin’in şiirini okuyalım.

Elhan-ı Şita
Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş
Eşini gaib eyleyen bir kuş
Gibi kar
Geçen eyyâm-ı nev-bâharı arar…
Ey kulûbun sürûd-i şeydâsı.
Ey kebûterlerin neşideleri,
O baharın bu işte ferdâsı:
Kapladı bir derin sükûta yeri
Karlar
Ki hamûşâne dem~be-dem ağlar.
Ey uçarken düşüp ölen kelebek,
Bir beyaz rise-i oenal’ı-ı melek
Gibi kar
Seni solgun hadikalarda arar.
Sen açarken çiçekler üstünde
Ufacık bir çiçekli yelpaze,
Na’şın üstünde şimdi, ey mürde,
Başladı parça parça pervâza
Karlar
Ki semadan düşer düşer ağlar.
Uçtunuz gittiniz siz ey kuşlar;
Küçücük. ser-salla baykuşlar
Gibi kar
Sizi dallarda, Iânelerde arar.
Gittiniz, gittiniz siz ey mürgan,
Şimdi boş kaldı ser-le ser yuvalar,
Yuvalarda – yetim-i bi -efgan-
Son kalan mâi tüyleri kovalar
Karlar
Ki havada uçar uçar ağlar.

Servetifünun edebiyatının oluşumu için tıkla.
Lisans Yerleştirme Sınavının Edebiyat basamağında ServetiFünun hakkında 1 soru çıkmaktadır.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.